Get Adobe Flash player

Işık Ünitesi Konu Özeti




IŞIK ÜNİTESİ ÖZETİ

Görme Olayı

            Karanlık bir odaya girdiğimizde çevremizdeki varlıkları görmek için lambayı yakarız. Çünkü varlıkları karanlıkta göremeyiz.

            Varlıkları görebilmek için ışığa ihtiyaç vardır. İçinde bulunduğumuz ortamda ışık miktarı yeterliyse varlıkları net görebiliriz. Bir cismi görebilmemiz için o cisimden gözümüze ışığın gelmesi gerekir. Işık miktarı azaldıkça veya çok arttıkça varlıkları görmemiz zorlaşır.

Yerin yüzlerce metre altındaki maden ocaklarında çalışan madenciler, baretlerindeki lamba sayesinde çevrelerindeki varlıkları görebilirler.

            Sürücüler de gece önlerini görebilmek için araçlarının farlarını yakarlar.

 

Işığın Maddeye Etkileri

Uzun süre güneşin altında kalan elbiselerimizin renkleri solar. Yiyeceklerimiz uzun süre güneşte kalınca tatları bozulur. Uzun süre güneş ışığında kalan demir çubuk ısınır.

Tüm bu olayların nedeni ışık enerjisidir. Işık, Dünya’mızı aydınlatarak varlıkları görmemize yarayan bir enerji türüdür. Işık aynı zamanda yeryüzünde yaşayan canlılar için vazgeçilmez yaşam kaynağıdır.

Işık biz insanlar için olduğu kadar bitkiler için de çok önemlidir. Çünkü bitkiler kendi besinlerini güneş ışığı yardımıyla yapar. Kemiklerimizin güçlenmesi için de güneş ışığına ihtiyacımız vardır. Işık enerjisinden aydınlanmada yararlanıldığı gibi ısı elde etmede de yararlanılır. Özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde güneş kolektörleri kullanılır. Günümüzde otomobil, saat, hesap makinesi gibi ışık enerjisi ile çalışan araçlar yapılmıştır.

 

Işık Kaynakları

Işık vererek çevresini aydınlatan cisimlere ışık kaynağı denir.

Bu ışık kaynaklarının bazıları doğal, bazıları yapay ışık kaynağıdır. Güneş, ateş böceği, diğer yıldızlar ve şimşek doğal ışık kaynağıdır. Çünkü bunlar çevreye kendiliğinden ışık verir. Ampul, mum, el feneri, gaz lambası, trafik ışıkları, televizyon yapay ışık kaynaklarıdır.

Güneş, mum alevi, ampul gibi ışık kaynakları çevreye ışık verirken ısı da verir. Ancak ateş böceği, floresan lamba gibi ışık kaynakları çevreye ısı vermez.

Aydınlatılmış Cisim

Trafik levhaları ışık kaynağı olmadığı halde geceleri parlak görünür. Bunun nedeni levhaların özel maddelerle kaplanmış olmasıdır. Işık kaynağı olmadıkları halde çevremizdeki masa, saat, dolap, halı, kalem gibi varlıkları görürüz. Bu varlıkları görmemizi sağlayan bu varlıkların bulundukları ortamdan aldıkları ışığı gözümüze yansıtmasıdır. Ay ışık kaynağı olmadığı halde yeryüzünden görülebilir. Ay’ın görünmesinin nedeni Güneş’ten aldığı ışığı Dünya’ya yansıtmasıdır.

Taşıtların farlarının yaydığı ışık bu özel maddelerin üzerine geldiği zaman levhalar parlak görünür. Ay, trafik levhaları gibi cisimlere aydınlatılmış cisimler denir.

Geçmişten Günümüze Aydınlatma Araçlarındaki Gelişmeler

İnsanoğlu ateşi buluncaya kadar ışık kaynağı olarak gündüz güneş, gece ise ay ışığından yararlanmıştır. Ay’ın Dünya’mızdan görünmediği gecelerde ise sonsuz bir karanlığa gömülmüşlerdir.

Ateşin bulunuşuyla çevrelerinde bulunan odunları yakarak aydınlanmaya başladılar. İlk olarak Sümerliler yağ lambası kullandılar.

1780 – 1800 yıllarında İngiltere ve Almanya’da gaz lambası kullanıldı. Bu lambalara takılan şişe ve fanuslarla parlaklık derecesi arttırıldı.

1800 – 1900 yıllarında gaz lambaları ile şehirlerde sokaklar aydınlatılmaya başlandı.

Thomas Alva Edison’un ampulü buluşuyla ilkel aydınlatma araçları geride kaldı. Bu icattan sonra aydınlanma teknolojisi hızla gelişmeye başladı.

 

Günümüzde dünya nüfusunun artışı, enerji kaynaklarının hızla tükenmesi insanları tasarruf yapmaya zorlamıştır. Daha az enerji tüketen floresan lambaların kullanımı yaygınlaşmıştır.

 

Aydınlanma Teknolojisinin İnsan ve Toplum Yaşamı Üzerinde Etkileri

Evimizi, okulumuzu, sokakları aydınlatmak için aydınlatma araçlarını kullanırız.

Konser salonlarında, film stüdyolarında, stadyumlarda aydınlatma kuvvetli spot ışıkları kullanılarak sağlanır. Sürücüler geceleri önlerini görebilmek için araçların farlarından yararlanır.

Aydınlatma araçları bazı meslekler için daha da önemlidir. Bu meslekler arasında diş hekimliği, mimarlık, fotoğrafçılık, saat tamirciliği, cerrahlık sayılabilir.

Aydınlatma araçları trafikte düzeni ve güveni sağlamak açısından da çok önemlidir. Trafik lambalarının olmadığı bir yerde hem araçlar hem de yayalar nasıl hareket etmeleri gerektiğine karar veremez. Bu durum da kazalara yol açar.

 

Göz Sağlığımız Açısından Aydınlatma

Tam gözünüzün önünde yanan bir ampulün olduğu ortamda rahat ders çalışamayız.

İçinde bulunduğumuz ortamda aydınlatma uygun yapılmalıdır. Işık kaynağının parlaklığı fazla olmamalıdır. Lamba odanızın tavanında olmalı veya duvara monte edilmelidir. Işık doğrudan gözümüze gelmemelidir. Odalar aydınlatılırken mümkünse floresan lamba kullanılmalıdır. Çünkü floresan lamba beyaz ışık verir az enerji tüketir. Aynı zamanda daha uzun ömürlüdür. Spot lambalar çok fazla ışık verir, ortamı iyi aydınlatır. Ancak bu ortamda bulunmak göz sağlığı açısından sakıncalıdır. İyi ışık veren spot lambalar fazla enerji tüketir.

Televizyon yakından izlenmemeli, bilgisayarı uzun süre kullanmamalıdır. Çünkü bu araçlardan yayılan ışıklar gözümüze zarar verir.

Göz sağlığımız açısından ders çalışırken, kitap okurken masa lambası kullanmamız daha doğrudur.

 

Aydınlatma Araçlarında Tasarruf

Günlük yaşantımızın ayrılmaz bir parçası olan elektrik, elde edilmesi masraflı olan bir enerji türüdür. Hem aile hem de ülke ekonomisi düşünülerek elektrik kullanımında tasarruflu olunmalıdır. Bu amaçla gereksiz yanan lambalar kapatılmalı, elektrikle çalışan radyo, televizyon gibi araçlar boş yere çalıştırılmamalıdır. Çalışma masamızda kullandığımız lambadan yayılan ışık ışınları gözünüze doğrudan gelmemelidir. Işık kaynağı tepeden veya arkadan aydınlatma sağlayacak şekilde yerleştirilmelidir.

Özellikle sokak aydınlatmasında ışığın verimli kullanılması gerekir. Birçok sokak lambası sokakları aydınlatmakla beraber gökyüzünü aydınlatmaktadır. Sokak lambaları seçilirken belediyeler üst bölgesi kapalı olan lambaları tercih etmelidir. Reklâm panolarının, önemli binaların, anıtların aydınlatılması alttan yukarı değil, yukarıdan aşağı olacak şekilde ayarlanmalıdır.

Aydınlatma zamanı da önemlidir. Gündüz yakılan lambalar ülke ekonomimize zarar verdiği gibi çevremize de zarar verir.

Işık Kirliliği

Bulunduğumuz ortamın yeterince aydınlatılmış olmasını isteriz. Çünkü ışığın yeterli olmadığı ortamlarda kitap okumamız, çevremizdeki cisimleri görmemiz güçleşir. Ancak çok fazla ışıklı ortamda da ışık kirliliği oluşur. Gözlerimiz bu ortamdan olumsuz etkilenir ve görme problemleri ortaya çıkar.

Gereksiz ışıklandırma kaynak israfına da neden olur. Yaşadığımız çevrede gözümüzü rahatsız etmeyecek şekilde ışıklandırma yapılmalıdır.

Yanlış kullanılan ışık kaynaklarından yayılan ışık ışınları çevreyi kirletir.

Aydınlatma amacıyla kullandığımız ışık kaynaklarının konuldukları yerin yanlış olması çevre kirliliğine neden olur. Işık kaynağından yayılan ışığın miktarı önemlidir. Televizyon stüdyosunda kullanılan ışık kaynağı ile oturma odamızı aydınlatmamız yanlış olur.

Işık kirliliği doğal hayatı da olumsuz etkiler. Dünya’mıza gelen ışık ışınları atmosferden süzülerek bize ulaşır. Atmosferde meydana gelen olumsuz koşullar sonucu güneş ışınları doğrudan Dünya’mıza ulaşır.

Işık kirliliği doğal ortamda yaşayan canlıları da olumsuz yönde etkiler. Örneğin deniz kıyıları çok fazla aydınlatıldığında yavru kaplumbağalar yönlerini şaşırırlar, ışığa yönelirler, denize ulaşamazlar. Göçmen kuşlar da fazla aydınlatılmış ortamda yönlerini şaşırırlar, binalara çarparak ölürler.

Büyük şehirlerde ışık kirliliği fazladır. Bu kirliliği daha iyi hissetmek için gece gökyüzüne bakınız. Işık gökyüzüne doğru yayıldığından gökyüzü parlaklığını kaybetmiştir. Işık kirliliği teleskopla gökyüzünü inceleyen bilim insanlarının işlerini de zorlaştırmaktadır. Çünkü ışık kirliliği gök cisimlerinin görülmesini engeller.

 

  Not: günümüzden 2000 yıl önce, hayvansal yaşların arasına pamuk sokularak ilk mum yapılmıştır. Ancak bu mumlar herkesin kullanamayacağı kadar pahalı ve lükstü. Fransız bilim insanı Brez kalıba dökülen mumları yapınca üretim ekonomikleşmiştir.   

 

SES ÜNİTESİ ÖZETİ

 

Ses Kaynakları

Yaşadığımız çevrede bulunan canlı ve cansız varlıklar ses çıkarırlar.

Ses çıkaran varlıklara ses kaynakları denir. Çevremizde bulunan birçok varlık ses çıkarır. Ancak çıkan sesler birbirinden farklıdır. Örneğin tahtadan yapılmış iki cismin birbirine çarpması sonucu oluşan ses ile iki demir çubuğun birbirine vurulması ile çıkan ses birbirinden farklıdır.

Çevremizdeki sesleri işitme organımız olan kulağımız ile işitiriz.

 

Doğal ve Yapay Ses Kaynakları

Çevremizde ses çıkaran insan, hayvan, su, rüzgâr, gök gürültüsü doğal ses kaynaklarıdır. Müzik aletlerinin, zilin, saatin, taşıtların ve makinelerin motorlarının çıkardığı sesler yapay seslerdir.

Üç bardağa farklı miktarlarda su koyup bir demir çubukla bardaklara vurduğumuzda bardaklardan farklı seslerin çıktığını işitiriz.

Sınıfın ortasına konulan bir saatin sesini saate yakın olan, kapı yanında veya pencere kenarında oturan arkadaşlarımız duyabildiğine göre ses her yönde yayılıyordur diyebiliriz.

Bir arkadaşımız elindeki kalemi sıraya vurarak ses çıkarırsa kalemin yerini tespit edebiliriz. Görmediğimiz bir polis arabasının uzaklaşmakta ya da yaklaşmakta olduğunu sadece sesini duyarak anlayabiliriz.

Duyma organımız sayesinde bir ses kaynağının yerini, bize uzakta veya yakında olduğunu söyleyebiliriz.

Sesin Oluşumu

İki çivi arasına gerdiğimiz teli çekip bırakırsak tel ses çıkarır ve titreşir.

Bir plastik cetveli masanın kenarına koyup aşağı doğru bastırıp bırakırsak cetvel titreşirken ses çıkarır.

Ses kaynakları ses çıkarırken titreşirler. Ses kaynaklarından bazılarının ses çıkarırken titreştiğini görebildiğimiz halde, bazılarının titreştiğini görmemiz mümkün olmayabilir. Örneğin kemanın sesini duyabilir ancak tellerinin titreştiğini görmeyiz. Kalbimizin sesini dinleyen doktor, onun sesini duyar. Çünkü kalp de çalışırken titreşir. “Aaaa!” diye bağırırken gırtlağımızdaki ses telleri de titreşir. Ses maddelerin titreşimiyle meydana geldiğinden

 

yayılırken de maddelerin titreşme özelliğinden yararlanarak yayılır. Titreşim miktarı büyük olunca etkisi de büyük olur.

 

Ses Bir Enerji Türüdür

Ses, maddesel ortamın titreşimi ile oluşan ve madde ortamında dalgalar halinde yayılan bir olgudur. Bir davula oda içerisinde hızla vurduğunuzda, oda penceresinin dışında olan kişi pencere camlarının titreştiğini duyar. Gök gürlediğinde pencere camlarının titreştiğini duyarız. Bu titreşimler ses oluştuktan sonra meydana gelir ve yavaş yavaş etkisini kaybeder.

Ses, madde moleküllerinin titreşmesiyle oluşan bir dalga hareketidir. Ses kaynağının titreşimleri sonucu ses dalgaları oluşur. Bu dalgalar kulağımıza gelene kadar bir veya daha fazla ortamdan geçer.

Ses maddelere bir etki uygulayabildiğine göre iş yapabilir. İş yapabildiğine göre ses de bir enerji türüdür. Yüksek şiddetteki patlamalar sonucu evlerin camları kırılır. Evinizde yüksek sesle müzik dinlediğimizde camlar titreşir.

 

İnsan Kulağının İşittiği Sesler

Kulak kepçesi tarafından ses dalgaları kulak zarına iletilir. Kulak zarı titreşerek ara bağlantı ile titreşimi sinirlere ulaştırır. Titreşimler sinirlerle taşınarak beyne gelir ve orada anlam bulur.

Doğada meydana gelen her sesi duyamayız.

Bir insanın normal yürürken çıkardığı sesi duyarız ancak yuvasına yiyecek taşıyan bir karıncanın ayak seslerini duyamayız.

Sağlıklı bir insanın kulağı 20 titreşim/saniye ile 20 000 titreşim/saniye arasında kalan sesleri duyar.

Köpek, yarasa, yunus balıkları ve inek gibi hayvanlar bizim duyamadığımız sesleri duyarlar. Aniden huysuzlaşan köpek, çevreyi şüpheli gözlerle kontrol ederken bizim duyamadığımız bir sesi duymuş olabilir. Yarasa avını yakalamak için önce avının çıkardığı sesten yararlanarak yerini tespit eder.

 

Ses Şiddeti ile Uzaklık Arasındaki İlişki

Sesi ses kaynağına yakınken daha iyi duyarız. Sınıfta bir arkadaşımızla yan yana duralım ve arkadaşımız sıraya vursun. Sonra sınıftan dışarıya çıkalım, arkadaşımız tekrar sıraya vursun. Sıraya ikinci kez vurulduğunda çıkan sesi ya çok az duyarız ya da hiç duyamayız. Çünkü sesin şiddeti, ses kaynağının uzaklığına göre değişir.

Sizden uzakta bulunan bir arkadaşınıza seslendiğinizde sesinizi ona duyuramazsanız ellerinizi ağzınıza megafon şeklinde toparlar tekrar seslenirsiniz.

Böyle yaptığınızda ses dalgaları sağa sola yayılmadan hareket ettiğinden sesinizi arkadaşınıza duyurabilirsiniz. Sesin şiddetini yükseltmek için megafon, hoparlör gibi araçlar kullanılır.

 

Ses Kirliliğinin İnsan ve Çevre Sağlığına Olumsuz Etkileri

Ses kirliliği sanayileşme ve modern teknolojinin gelişimiyle ortaya çıkan çevre sorunlarından biridir. Gürültü de denilen ses kirliliği istenmeyen ve dinleyeni rahatsız eden düzensiz ve yüksek seslerdir.

Çok yüksek sesle müzik dinlemek, uzun süre gürültülü ortamda bulunmak işitme yeteneğini olumsuz yönde etkiler. Gök gürültüsü ve uçak geçmesi gibi durumlarda oluşan gürültü kulak zarına zarar verebilir.

Bu nedenle yüksek sesle müzik dinlememeli, gürültülü ortamlarda bulunduğumuzda ağzımızı açık tutmalıyız. Ağzımızı açık tuttuğumuzda östaki borusundan orta kulağa hava girer ve kulak zarına yapılan basınç dengelenir. Böylece kulak zarının olumsuz etkilenmesi önlenmiş olur.

Gürültünün insan sağlığına olumsuz etkileri

* Psikolojik dengesizlikler ortaya çıkar.             * Dikkat dağılır, iş verimi düşer.

* Sinir sistemi bozulur.                                          * Baş ağrısı ve baş dönmesi olur.

* Yüksek sesle konuşma alışkanlığı oluşur.

Ses Kirliliğine Karşı Alınacak Önlemler

* Alet ve makinelerin yapımında gürültü oranını düşürmek,

* Motorlu taşıtlarda TSE kalitesinde susturucu kullanmak,

* Şehir içinde gürültü çıkaran fabrika ve atölyelerin kurulmasına izin vermemek, var olan fabrikaları şehir dışına taşımak,

* Şehir trafiğini düzenlemek,

* Şehir içinde özellikle yol kenarlarında ağaçlandırma yapmak,

* Gürültülü ortamlarda çalışanların kulaklık takma alışkanlığı edinmeleri,

* Kişileri kulak sağlığı konusunda eğitmek,

* Konuşurken görgü kurallarına uymak,

* Ev ve iş yerlerinde ses yalıtımını sağlamak gürültüye karşı alınacak önlemlerden bazılarıdır.

 

Ses Yalıtımı

Dış ortamdaki seslerin duyulmasını engellemek için binalara ses yalıtımı yapılır. Lastik, pamuk, yün ve keçe gibi maddeler sesi az iletir. Tahta, demir, bakır, taş, beton gibi maddeler ise sesi iyi iletir. Bu maddelerin üzerleri sesi az ileten maddelerle kaplanarak sesin iletimi engellenebilir. Günümüzde teknik olarak üretilen birçok yalıtım malzemesi vardır. Poliüretan, çift cam bunlardan bazılarıdır. Özellikle okul, hastane, fabrika gibi yerlerde ses yalıtımı yapılmalıdır.






COMMENTS_LIST_HEADER   

 
0 #8 kardelen 21 Pazartesi, 26 Mayıs 2014
çok uzun
BUTTON_QUOTE
 
 
0 #7 kardelen 21 Pazartesi, 26 Mayıs 2014
çok uzun ama yinede işime yaradı :D :lol: :-) ;-) 8) :-| :-* :oops: :sad: :cry: :o :-? :-x :eek: :zzz :P :roll: :sigh:
BUTTON_QUOTE
 
 
-2 #6 dder Pazartesi, 03 Haziran 2013
bence bu çok güzel bişey sayenizde per. 100 aldım :lol: :D :-) :P :sigh: :roll:
BUTTON_QUOTE
 
 
-3 #5 feewr Pazartesi, 27 Mayıs 2013
çççoook teskür ederim :D :lol: :-) ;-) 8) :-| :-* :oops: :cry: :o :-? :-x :eek: :zzz :P :roll: :sigh:
BUTTON_QUOTE
 
 
-5 #4 Yok_kjıhkvgbjy Salı, 21 Mayıs 2013
Sınavada mı çalımayeeeaağğğ ğğ :D :lol: :-) 8) :-| :cry: :o :-x :-x :eek: :zzz :P :roll:
BUTTON_QUOTE
 
 
-4 #3 samanye Pazar, 19 Mayıs 2013
daha güzel olabilirdi :D :lol: :-) ;-) 8) :-| :-* :oops: :sad: :cry: :o :-x :eek: :zzz :P :roll: :sigh:
BUTTON_QUOTE
 
 
-4 #2 dfsa Perşembe, 16 Mayıs 2013
:lol: :lol: :lol: çoook iyi
BUTTON_QUOTE
 
 
-1 #1 32_32 Salı, 02 Nisan 2013
bu site işime çok yaradı sayenizde proje ödevimden 100 aldım hepinize emeği geçen veya geçmeyen herkese çok tşekkürler :D :lol: :-) ;-) 8) :o :P :P :zzz
BUTTON_QUOTE
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Üye Giriş Formu

Şu anda 319 ziyaretçi çevrimiçi