Get Adobe Flash player

Bağımlılık Yapan Maddeler Nelerdir?




Bağımlılık yapan maddeler denince akla sadece uyuşturucu maddeler değil, kokain, ecstasy gibi uyarıcı maddeler de gelmelidir. Bu maddeler insanda ruhsal, fiziksel ve davranışsal çeşitli değişikliklere yol açan kimyasal maddelerdir. Birçok madde bağımlılık yaratabilir. Ancak bazı maddelerin bağımlılık potansiyeli daha fazladır. Biz burada yüksek bağımlılık potansiyeli olan maddelerden söz edeceğiz. Bağımlılık yapan maddeler şu şekilde sınıflandırılabilir.

 

  1. Tütün
  2. Alkol
  3. Opiyatlar: Morfin, Eroin, Kodein, Metadon
  4. Uyarıcılar: Amfetamin, Ecstasy, Kokain, Kafein
  5. Merkezi Sinir Sistemini baskılayanlar: Barbitüratlar, Benzodiazepinler (Diazem, Rohypnol, Xanax), Akineton
  6. Halüsinojenler: LSD, Meskalin, Psilocybin,
  7. Uçucu maddeler (Volatile hydrocarbons): Tiner, Benzin, Gazolin, yapıştırıcılar (Bali, UHU gibi yapıştırıcılar)
  8. Esrar ve benzerleri
  9. Fensiklidin (PCP)

 

a. Sigara ve Tütün

Tütün dünyada en yaygın kullanılan bağımlılık yapıcı maddedir. Tütün kullanımını bırakanların %70'i ilk üç ayda tekrar kullanmaya başlamaktadır. Bu oran bize tütünün güçlü bir bağımlılık yapıcı madde olduğunu göstermektedir. Tütün yandığında kül dışında üç önemli bileşenden oluşur:

 

  1. katran (birçok kanser yapıcı madde içerir)
  2. nikotin (uyarıcı bir maddedir)
  3. karbon monoksid.

 

Sigara dünyada meydana gelen ölüm nedenlerinin başında yer almaktadır. 2000 yılından sonra, dünyadaki ölüm nedenlerinin başında yer alacağı düşünülmektedir. Bu nedenle ülkeler sigara kullanımını kısıtlama ya da yasaklama eğilimindedir.

 

Sigaranın bağımlılık dışında çok belirgin hastalıklara da yol açtığı gösterilmiştir. Sigara kullanımının kalp damarlarında tıkanıklığa yol açtığı ve kalp hastalıklarının %30’unda sigaranın etken olduğu gösterilmiştir. Sigara kullanımı bronşların daralması ile giden akciğer rahatsızlıklarına, beyin damarlarında tıkanmaya ve buna bağlı felçlere yol açmaktadır.

 

Akciğer kanserlerinin %80-90’ı tütün kullananlarda görülür. Akciğer kanseri daha çok katran ile ilişkilidir. Bunun dışında tütün içenlerde mesane kanseri görülme oranı kullanmayanlara göre iki kat daha yüksektir. Gebelikte sigara ya da tütün kullanımı erken doğuma, bebek ölümüne ve düşük doğum ağırlığına neden olmaktadır.

 

Sigara firmalarının özellikle ergenleri hedef aldığı bilinmektedir. Reklamların önemli bir kısmı ergenlere yöneliktir. Bu nedenle ergenlik döneminin bazı özelliklerinin sigara firmaları tarafından istismar edildiği söylenebilir.

b. Alkol

 

Alkol çok yaygın olarak kullanılan yasal bir maddedir. Bağımlılık yapıcı etkisi yüksektir. Ancak alkol yasal bir madde olduğu için insanlar bu maddeyi kullanmaktan genelde çekinmemektedir.

 

Çeşitli alkol türleri satılmaktadır. Genellikle biranın bağımlılık yapmadığına ilişkin bir inanç vardır ve gençlerin bira içmeleri konusunda cesaretlendirilmektedirler. Halbuki her cins alkollü içkinin içinde alkol bulunmakla birlikte, miktarı değişkenlik gösterir. Bu nedenle “standart içki” adı verilen terim oluşturulmuştur. Örneğin bir standart içkiye denk düşen bir bardak bira, bir tek kadeh rakıya, cine, votkaya, viskiye ya da bir kadeh şaraba eşittir.

 

Belirli bir düzeyin üstünde alkol kullanımı kişiye sosyal ve bedensel zararlar verir. Yarattığı en önemli ruhsal sorunlardan birisi bağımlılıktır. Erkekler için haftada 21, kadınlar için haftada 14 standart içkiden fazla kullanılan alkol kişi için ruhsal ve fiziksel açıdan riskli bir kullanımı işaret eder. Çocukların hiç alkol almaması gerekir. Bu sayılar ergenler için daha düşüktür.

 

Alkol kullanımı hakkında ciddi yanlış inançlar vardır. Örneğin alkolün uykuyu getirdiğine inanılır. Halbuki alkol, yarattığı gevşekliğin etkisiyle kişiye uyku verebilir. Aslında alkol insanın uyku düzenini ve kalitesi bozar. Özellikle ergenler arasında alkolün cinsel gücü artırdığına ilişkin bir yanlış inanç vardır. Alkol kişi üstündeki sosyal baskıları kaldırdığı için cinsel olarak bir rahatlama verebilir. Aslında alkolün cinsel güç üstüne olumsuz etkisi vardır.

 

Alkol, mide barsak sorunlarına, yutak borusu hastalıklarına, gastrite, ülsere, pankreas iltihabına, karaciğerde yağlanma ve büyümeye, hepatite, siroza, beslenme bozukluklarına, vitamin eksikliklerine, kansızlığa, bağışıklık sisteminin baskılanmasına, sinir sistemi hastalıklarına, ellerde ayaklarda uyuşmaya, karıncalanma ve felce yol açmaktadır.

 

c. Esrar

 

Yasadışı maddeler arasında sıklıkla kullanılan madde esrardır. Esrar hint kenevirinden elde edilir. Kurutulmuş ve parçalanmış yaprakları, tohumları, toz halinde veya kahverengi, preslenmiş kalıplar halinde satılır. Sigara gibi sarılarak ve sigara tütüne karıştırılarak içilir.

 

Kullanıcılar arasında “joint” ,“ot” ya da “marihuana” adı ile anılır.

 

İçildikten sonra gevşeme, konuşkanlık kendini iyi hissetme, müzik ve renk algısında artma gelişir. Esrar alındığı zaman yağ dokusunda birikir. Bunun sonucu esrar  alındıktan bir hafta sonra bile, etkin maddenin %50’si hala bedende bulunmaktadır. Esrar kullanımını takiben kişinin refleksleri bozulur, araba kullanamaz, dikkat gerektirecek işleri yapamaz. Eğer bu tür işler yapılmaya kalkışılırsa ciddi sorunlara neden olabilir.

 

Esrarın bellek üstüne etkisi çok fazladır. Kişinin düşünme, öğrenme ve sorun çözme yetisini azaltır. Bu etkileri özellikle ergenlerde belirgindir. Ergenlik döneminde kullanılmasının psikososyal işlevler üstünde daha olumsuz etkileri olduğu gösterilmiştir.

 

Esrar, sigara ile karşılaştırıldığında beş kat daha fazla akciğer kanserine neden olduğu bazı araştırmacılar tarafından gösterilmiştir. Uzun süre kullanımı ile bronşit ve akciğer kanseri gibi solunum yolları hastalıklarına yol açabilir.

 

Genellikle bağımlılık yapıcı bir madde olarak kabul edilmez. Ancak esrarda bağımlılık  yapar. Esrar bir geçiş maddesidir. Esrar kullanan kişi ileride diğer maddelere alışabilir ve onları  kullanmaya başlayabilir. Dünyada sadece Hollanda’da yasaldır ve kontrollü olarak satılır.

 

Son yıllarda esrar kullanımının psikoza yol açtığı gösterilmiştir. Esrar kullananlarda, esrar kullanmayanlara göre şizofreni gelişme riski 7 kat daha fazladır.

 

d. Uçucu Maddeler

 

Uçucu maddeler kolaylıkla bulunabilir (Ögel K, 2001a). Çünkü bu maddelerin satılması yasaldır. Ucuz olması nedeni ile de kullanımı yaygındır. Yaygın olarak kullanılan uçucu maddeler aşağıda belirtilmiştir:

  • Boyalar ve boyalarda kullanılan Tiner
  • Bally, UHU gibi yapıştırıcılar
  • Çakmak gazı olarak kullanılan bütan gazı
  • Kuru temizlemede kullanılan maddeler
  • Benzin
  • Yazı yazarken yapılan hataları silmekte kullanılan maddeler (Tipp-ex)

 

Tiner genellikle torba içine konur ve oradan koklanarak kullanılır. Bally gibi yapıştırıcılar ise, bir kumaşa emdirilir ve oradan koklanır. Uçucu maddeler kullanıldığında neşe hali, sakinlik duygusu verebilir, bazı hayaller görülmesine yol açabilir. Etkileri arasında ciddi bir sarhoşluk, denge bozukluğu, yürüme güçlüğü sayılabilir.

 

Beyin üstüne doğrudan toksik etki yaptığı için oldukça zararlıdır. Öğrenme üstüne olumsuz etkileri nedeniyle çocukların kullanması sorunu daha da artırmaktadır. Bağımlılık potansiyelleri de yüksektir. Uçucu madde koklayanlarda ani ölümler sıklıkla meydana gelir.

Ani ölümler beyin ve kalp üstüne olan etkilerinden dolayı ortaya çıkar.

 

Saldırgan ve tehlikeli davranışlar uçucu madde kullananlar arasında sık olarak gözlenir.

Uçucu maddelerin sadece sokak çocukları arasında kullanıldığı düşüncesi yanlıştır. Bu maddeler artık her yaşta ve sosyoekonomik düzeyde kullanılan bir madde haline gelmiştir.

e. Eroin

 

Eroin açık kahverengi toz şeklinde satılan bir maddedir. Eroinin saflığı arttıkça rengi beyazlaşır. Küçük torbalar halinde satılır. “Toz”, “Beyaz” “H (eyç)”adları ile anılır. Afyondan elde edilir.

 

En sık kullanım yolu buruna çekilmesidir. Sigara tütününe karıştırılarak içilmesine koreks denir. Sigara jelatini ya da alüminyum folyo üstünde ısıtılarak buharının içe çekilmesine “kaydırma” adı verilir. Kaşık  içinde kaynatılıp, enjektör yolu ile damara verilebilir.

 

Bir iki hafta süre ile düzenli kullanıldığında bağımlılık oluşturur. Bazı duyarlı kişilerde ilk bir iki kullanımdan sonra bile bağımlılığa neden olabilir. Çok hızla tolerans gelişir. Bu nedenle doz artırımı çok ileri öldürücü düzeylere kadar varabilir.

 

Hareket ve konuşmalarda yavaşlama, rahatlama, gevşeme ve sıcaklık hissi, yüzde kırmızılık, göz bebeklerinin küçülmesi eroin alımını takiben ortaya çıkan belirtilerdir. Bu kişilerin beslenmeleri yetersiz olduğu için sağlıkları bozulur. Kabızlık çekerler.

 

En önemli yan etkilerinden biri enjektör paylaşımı ile ortaya çıkar. AIDS, Hepatit gibi virüsler kişiye bulaşır. Eroinin etkisi altı sekiz saat içinde sonlanır ve şiddetli  yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Bunlar arasında şiddetli kas ağrıları ve kramplar, uykusuzluk, gözde yaşarma, burun akıntısı, ishal sayılabilir.

 

Yoksunluk belirtilerini gidermek için kişiler 6 saatte bir eroin dozunu yinelemek zorunda kalır. Eroin yüksek dozda alındığında ölüm ile sonuçlanabilir. Göz bebeklerinin toplu iğne başı kadar küçük olması, solunumun yavaşlaması ve koma hali bu durumun belirtileridir.

 

f. Kokain

Kokain beyaz renkli, toz şeklinde bir maddedir (Ögel K, 2001a). Çoğunlukla buruna çekilerek kullanılır. Buharının içe çekilmesi, sigara ya da enjeksiyon tarzında da kullanılabilir. Piyasa fiyatı oldukça yüksek olduğu için,  genellikle yetişkinler ve ekonomik durumu iyi olanların kullandığı bir maddedir.

 

Bağımlılık yapıcı etkisi çok fazladır. Tek bir kullanımdan sonra bile bağımlılık yapabilir.

Kokain alındığında kişiyi uyarır, canlandırır, keyif verir. Ancak bu etkileri kısa sürelidir ve bir saat içinde sonlanır. Etkileri sonlandıktan sonra 15-16 saat süre yoksunluk belirtileri ortaya çıkar.

 

Yoksunluk belirtileri arasında ruhsal çöküntü, halsizlik güçsüzlük, çok uyuma, mutsuzluk hali sayılabilir. Eğer bu madde uzun süredir kullanılıyorsa bu etkiler bir hafta sürer. Uzun süreli kokain kullanımı birçok ciddi ve istenmeyen etkilere neden olabilir. Bunlar aşağıda belirtilmiştir.

 

  • Beyin damarlarında tıkanma
  • Beyin kanaması
  • Cinsel iktidarsızlık
  • Migren tipi başağrıları
  • Burun kanamaları


g. Ecstasy

 

Ecstasy kullanımı özellikle gençler arasında giderek artmaktadır (Çorapçıoğlu ve ark, 2003). Genellikle tablet ve kapsül şeklinde satılır (Ögel K, 2001a). Beyaz, kahverengi, pembe ya da sarı tabletler ya da kapsüllerdir. Bazılarının üstünde kuş, kalp gibi resimler vardır. “007,

 

Mitsubishi, roket, pıt, beyaz kumrular” adlarıyla anılır. Bugün için fiyatları yüksek olmadığı için, kent varoşlarında yaşayan gençler arasında da yaygınlaşmaya başlamıştır. Türkiye’de 3 sene içerisinde, lise öğrencileri arasındaki ecstasy kullanım oranı %25 artmıştır.

 

Ecstasy daha çok yüksek gelirli ailelerin çocukları tarafından tüketilirken, düşük gelirli aileden gelen gençlerin ecstasy tüketimi belirtilen yıllar arasında %47 artış göstermiştir. Maddi imkanları düşük olan bu gençlerde maddenin parasını bulabilmek için suç işleme eğilimi gözlenmiştir.

 

Ecstasy’nin etkisi 20 dakika içinde başlar ve birkaç saat sürer. Kullanıldıktan sonra enerji artışı, canlılık, karşı cinse karşı yakınlık hissi, algılamada artma ortaya çıkar. Ecstasy etkisi altında iken araba ya da makine kullanmak tehlikeli olabilir.

 

Etkileri amfetaminlere ve halüsinojenik maddelere benzer. Uykusuzluk ve geçici paranoyaya (aşırı kuşkuculuk) neden olabilir. Kalp rahatsızlığı, yüksek tansiyon, sara hastalığı olanların bu maddeyi kullanmaları ciddi sorunlara neden olur. Aşırı hareketten dolayı su kaybı, beden ısısında aşırı yükselme ölüme yol açabilir. Böbrek ve karaciğer üstüne yan etkileri olduğu da bildirilmiştir.

 

h. Amfetaminler

 

Ülkemizde kullanımı yaygın olmayan amfetaminler, hap ya da beyaz toz halinde bulunur. Ağızdan alınabilir, buruna çekilebilir, damardan verilebilir (Ögel K, 2001a).Ülkemizde yasal olarak bulunmamakla birlikte halen tıbbi kullanımı olan ilaçlardır. Captagon, Ritalin, Dexedrine bu ilaçlardan bazılarıdır.

 

Amfetaminler ülkemizde uyarıcı, zihin açıcı olarak bilinmektedir. Bunlar genellikle performans artırıcı ve keyif verici etkilerinden dolayı kullanılmaktadır. Sınavlara hazırlanan öğrencilerde, uzun yol şöförlerinde, zamanında yetiştirilmesi gereken işleri olan kişilerde sıklıkla amfetamin kullanımına rastlanır.

 

Amfetamin alımını takiben şizofreni benzeri bir tablo gelişebilir. Yoksunluk belirtileri arasında sıkıntı, mutsuzluk ve çöküntü hali, güçsüzlük, hareketsizlik, kabuslar, fazla uyuma, başağrısı, terleme, mide ve kas krampları sayılabilir. Amfetamin kalp damarlarını tıkanmasına, beyin damar hastalıklarına, şiddetli hipertansiyona ve iskemik kolitise (barsakların oksijensiz kalması) neden olur.

 

i. İlaç Olarak Kullanılan Ancak Bağımlılık Yapabilen Maddeler

 

Bazı maddeler ilaç olarak kullanılmaktadır ve eczanelerde satılmaktadır. Bunlar doktor kontrolünde yazılır ve kullanılır. Bu ilaçlar doktor önerisi dışında kullanıldıkları taktirde bağımlılık yapabilir. Bu ilaçların büyük çoğunluğu yeşil reçete adı verilen kontrollü bir sistem içinde yazılmaktadır. Kırmızı reçete kapsamında olan ilaçlar ise bağımlılık potansiyeli çok daha yüksek olan ilaçlardır.

 

Sık olarak kötüye kullanılan ilaçlar şunlardır.

 

  • Diazem, Nervium, Tranxilene, Ativan, Rivotril
  • Akineton
  • Rohypnol (Türkiye’de ilaç olarak bulunmamaktadır. Ancak yasal olmayan yollar ile getirilmektedir)
  • Lomotil

 

Bu ilaçlar kullanıldıkları zaman sedasyon adı verilen gevşeme ve rahatlama duygusu verirler.

Rohypnol piyasada “roş” adı ile satılmaktadır.

 

Bunlar tek başlarına kullanıldıkları gibi, diğer uyuşturucu maddeler ile birlikte ek madde olarak da kullanılabilir. Bu ilaçlar yüksek doz alındığında yoğun bir uyku haline neden olur. Solunumun baskılanmasına ve ölüme yol açabilir. Alkol ile birlikte kullanıldıkları taktirde bu etkileri daha da artar.

 

Refleksleri ileri derecede bozduğu için dikkat gerektiren işlerin (araba kullanmak gibi) yapılması sakıncalar doğurur. Yüksek dozlarda kullanıldıktan sonra aniden kesildikleri zaman sara (epilepsi) nöbetleri ortaya çıkabilir.




Ekler:
DosyaTanımDosya Boyutu
Bu dosyayı indir (madde_bagimliligi.pdf)Bağımlılık yapan maddeler özet indir 964 Kb


COMMENTS_LIST_HEADER   

 
+6 #23 besna kerci Cumartesi, 04 Ocak 2014
off kim yazacak bunların hepsini çok uzun :cry: :P :zzz :D :lol: :-) ;-) 8) :-| :-* :oops: :sad: :cry: :o :-? :-x :-x :eek: :zzz :P :roll: :sigh:
BUTTON_QUOTE
 
 
+3 #22 asdasdasdas Pazar, 29 Aralık 2013
çoookkkk uzun bu ne yaa :-| :zzz
BUTTON_QUOTE
 
 
+17 #21 justın Çarşamba, 18 Aralık 2013
valla bence cok guzel tam da aradıgım site ama gercekten biraz uzun ama arkadaslar sizin yorumlarınıza katılmıyorum
:P :roll: :D :cry: :zzz :P :roll:
BUTTON_QUOTE
 
 
+9 #20 afsfgd Cumartesi, 14 Aralık 2013
:oops: :oops: :oops: :oops: :oops: çok uzun özte olsa daha iyi olurdu
BUTTON_QUOTE
 
 
+1 #19 slm Pazartesi, 09 Aralık 2013
çooook uzun yaz yaz bitmedi walla çok yoruldum :cry: :o :oops: :sad: :zzz :sigh: :sigh: :sigh: :zzz :zzz
BUTTON_QUOTE
 
 
+14 #18 Ahvar Cumartesi, 07 Aralık 2013
ödeve bak sanki dünyayı kurtaracan bunu yapınca.
BUTTON_QUOTE
 
 
+10 #17 kadocan Çarşamba, 04 Aralık 2013
:oops: kolay bir ödev
BUTTON_QUOTE
 
 
+5 #16 h........ h........ Çarşamba, 30 Ekim 2013
aynen süper ama çok uzunn :oops: :-?
BUTTON_QUOTE
 
 
-2 #15 mokoko Çarşamba, 16 Ekim 2013
:D karşim eyw sayende sağlık ödevi yaptık
BUTTON_QUOTE
 
 
+16 #14 yhooo Cumartesi, 25 Mayıs 2013
iyi başka bilgileriniz var mı bana çok lazım
BUTTON_QUOTE
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Reklam

Üye Giriş Formu

Şu anda 598 ziyaretçi çevrimiçi