Get Adobe Flash player

Mehmet Akif Ersoy Şiirleri




BİR BAYRAK RÜZGAR BEKLİYOR(8)

 

Şehitler tepesi boş değil,

Biri var bekliyor.

Ve bir göğüs, nefes almak için;

Rüzgar bekliyor.

 

Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;

Yattığı toprak belli,

Tuttuğu bayrak belli,

Kim demiş meçhul asker diye?

 

Destanını yapmış,kasideye kanmış.

Bir el ki;ahretten uzanmış,

Edeple gelip birer birer öpsün diye faniler!

 

Öpelim temizse dudaklarımız,

Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız.

Rüzğarını kesmesin gövdeler

Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar,kasideler.

 

Geri gitsin alkışlar geri,

Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri!

Ona oğullardan,analardan dilekler yeter,

Yazın sarı,kışın beyaz çiçekler yeter!

 

Söyledi söyleyenler demin,

Gel süngülü yiğit alkışlasınlar

Şimdi sen söyle söz senin.

Şehitler tepesi boş değil,

 

Toprağını kahramanlar bekliyor!

Ve bir bayrak dalgalanmak için

Rüzğar bekliyor!

Destanı öksüz ,sükutu derin meçhul askerin.

 

Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye

Yattığı toprak belli,

Tuttuğu bayrak belli,

Kim demiş meçhul asker diye?...

 

Arif Nihat Asya

 

 

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ(7a)

 

Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı.

Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı.

 

Kimisi yazılmış bilmem hangi krala; lorda, barona.

Küçümsemem ama, benzetirim şişirilmiş bir balona.

 

Marşımız kahramanlar destanı. Gönülden oku, benimse!

İstiklali, hürriyeti, ruhu anlatır bu marş benimse.

 

Milletin tarih ve ülküsünü bu nesle yansıtan değer.

Dillerin, kalplerin coştuğu bu dizeler her şeye değer.

 

Bir sestir o, Hakkı; istiklâli, direnci haykıran bir ses.

Bütün zaferlerimizi, mısra mısra soluklayan nefes.

 

Şahlandırır Milli Mücadele ruhunu, ortaya döker.

Vatanıma saldıran köpeğin dişlerini kökünden söker.

 

Bedir aslanına denk Mehmetin, Fatihin, Yavuzun sesi.

Bu gönülden kükremeyi duyan hainin kaçar neşesi.

 

Başka İstiklal Marşını Allah, bu millete yazdırmasın.

Vatanımda düşmanlara kendi mezarını kazdırmasın.

 

Necmi Ünsal

 

 

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ(7b)

Çekilen tetiklerden, kaynayan hedeflerden,

Bir marş yarattı Akif, o yiğit yüreğinden

Bağımsızlık türküsü, kurtuluşun destanı,

Bu ne yüce deyiştir, söyle yaşat atanı.

 

Kurtuluş günlerine şairce bir bakıştır.

Toplumun yüreğinden inançla haykırıştır.

Coşkulu söyleyelim, inlesin dağlar taşlar!

Marşımızı söylerken, yücelir tüm yurttaşlar.

 

Kötü talihimizin tersine döndüğünde,

Saldıran bileklerin güçle büküldüğünde,

İstiklâl Marşı doğdu, sonra da bestelendi,

Milletçe bir ağızdan coşkuluca söylendi.

 

Yeniden dirilişin ve yeniden doğuşun, .

Şahlanan destanıdır o milli 'kurtuluşun.

Damarımızdaki 'kan, bileğimizdeki güç,

Bu ulusal sesleniş, bu ulusal bir övünç!

 

Cesur ulusumuzun gönlüne doğdu bu marş,

Bu bizim marşımızdır, söyle, haykır arkadaş!

Bizlere güç vermekte birlikte söylendikçe,

Yüreklice söyleriz, haykırırız erkekçe!

 

BAYRAK (6)

 

Ey, mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,

Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!

Işık ışık, dalga dalga bayrağım,

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

                                 

Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım.

Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım.

 

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...

Gölgende bana da, bana da yer ver!

Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.

Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

 

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.

Kızıllığında ısındık,

Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.

Gölgene sığındık.

 

Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;

Barışın güvercini, savaşın kartalı...

Yüksek yerlerde açan çiçeğim;

Senin altında doğdum,

Senin dibinde öleceğim.

 

Arif Nihat ASYA

 

 

YENİ DEVLETİN ULUSAL MARŞI(4)

 

Yirmi Üç Nisan günü

Yeni meclis açıldı

Egemenlik hakları

Tüm ulusa verildi.

 

Ay yıldızlı Bayrağım

Göklerin süsü oldu

Tüm yolumuz aydınlık

Bahtımız açık oldu

 

Yeni Türk Devletinin

İstiklâl Marşı yoktu

Marş yazacak olaylar

Bu ulusta pek çoktu

 

Eğitim bakanımız

Sayın Hamdullah Suphi

Ulusun özlediği

Yarattı ortak ruhu

 

Marş güzel olsun diye

Yarışma düzenlendi

Seçilen tüm şiirler

Dikkatle incelendi

 

Ödüllü bir yarışa

Âkif katılmamıştı

Böyle kutsal bir işten

Para istememişti

 

Kurulan komisyona

Yüzlerce şiir geldi

Bunların içeriği

Bekleneni vermedi

 

Bunun için Âkif'ten

Marş yazması istendi

Bu ulusun ruhunu

O da iyi bilendi

 

Türk'ün inanç gücünü

Bu marş getirdi dile

Ölümü yendi Âkif

İstiklâl Marşı ile

 

Meclisin kürsüsünden

Tam üç defa okundu

Bütün vekillerimiz

Kalktı ayakta durdu

 

O günkü bakanımız

Hamdullah Suphi idi

Marşımızı okurken

Ne de görkemli idi

 

Gür sesiyle okudu

İstiklâl Marşımızı

Dik tutmaya başladık

O günden başımızı

 

Bin dokuz yüz yirmi bir

Mart ayının birinde

Alkışlar kopuyordu

Ulusun Maclisinde

 

Marşımızı dinlerken

Tüm ruhlar doldu taştı

Âkif'le Tanrıöver

Saygınlığa ulaştı

 

Yüce Büyük sanatçı

Mehmet Âkif Ersoy'la

Türklük ayağa kalktı

Yazdığı kutsal marşla

 

Bayrağım al bayrağım

Türk dünyası bayrağım

Önünde boyun büktü

Dost ve düşman bayrağım

 

Bizlere güneş oldun

Aydınlandı dünyamız

Helal olsun hep sana

Dökülen kanlarımız!

 

 Kemal KAHRAMANOĞLU

 

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ

 

Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı.

Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı.

 

Kimisi yazılmış bilmem hangi krala; lorda, barona.

Küçümsemem ama, benzetirim şişirilmiş bir balona.

 

Marşımız kahramanlar destanı. Gönülden oku, benimse!

İstiklali, hürriyeti, ruhu anlatır bu marş benimse.

 

Milletin tarih ve ülküsünü bu nesle yansıtan değer.

Dillerin, kalplerin coştuğu bu dizeler her şeye değer.

 

Bir sestir o, Hakkı; istiklâli, direnci haykıran bir ses.

Bütün zaferlerimizi, mısra mısra soluklayan nefes.

 

Şahlandırır Milli Mücadele ruhunu, ortaya döker.

Vatanıma saldıran köpeğin dişlerini kökünden söker.

 

Bedir aslanına denk Mehmetin, Fatihin, Yavuzun sesi.

Bu gönülden kükremeyi duyan hainin kaçar neşesi.

 

Başka İstiklal Marşını Allah, bu millete yazdırmasın.

Vatanımda düşmanlara kendi mezarını kazdırmasın.

 

Necmi Ünsal

 

 

 

 

İSTİKLÂL MARŞINI DİNLERKEN

Borazanbaşı, borazanbaşı

Akşamları batan güneşe karşı

Alışılmış bir ibadet gibi

Çaldığınız o İstiklâl Marşı

Yıllardır her kulakta yer etmiş

Gür nağmeleriyle tutanken arşı

Az rastlanır bir huşu içinde

Ayakta dinleriz bütün çarşı

Hayal »gibi, vehim gibi bir şey

Sanki memleketin dağı taşı

En sadık bekçisi tarihimin

Kesilir ansızın şehit naşı.

Bir meçhul askerler mahşeriyle

Hatırlatır o yaman savaşı.

Yanık türkülerinden biliriz

Yemen Çölü'nü, Sarıkamış'ı

Kurduna kuşuna sor söylesin

Neydi Türk'ün o günkü telâşı?

Karalar giymiş Anadolu

Kan bir yandan, bir yandan gözyaşı

Sürmedi çok şükür o(kıyamet

Gecenin 'birinde fecre karşı

Güneşten evvel doğdu ufukta

Mustafa Kemal'in altın başı.

Cahit Sıtkı TARANCI

 

 

ANTAKYA'DAN GELEN MEKTUP

İstiklâl Marşı'yla çınlayan dağlar;

Bak bulut hudut boyunda görünmez oldu.

Yurdumun rengini andıran bağlar;

O zümrüt yeşile bürünmez oldu.

Yusuf MARDİN

 

 

ELVEDA

Elveda karıcığım elveda...

Bu sevda

Başika sevda,

Yurt aşkı derler buna...

İnan ki.

Senden Önce, onundur neyse bütün varım.

Artık, bol ışıklı bir yarma

Şarkı söylesin çocuklarım,

Ve bundan böyle,

Boş kalan yastığıma

On aylık oğlum koysun başını.

Ve sen ona,

Adından önce öğretmelisin kancığım

İstiklâl Marşı'nı       

Rıza Polat AKKOYUNLU

 

 

MEHMET AKİF

(Marşın) okunurken vatanın her bir ucunda,

Bin meş'ale yanmakta, ilahı avucunda.

(Marşında) bir umman kesilen devreye girdin!

Mehmetçiğin imanını (hep vecde getirdin!

 

Yükseldiğin iklim, bulut ermez tepelerdir,

Ruhundaki yıldız, güneşlerden eserdir!

Duydukça coşar, vecde gelir (marşını) her yer!

Gök kubbenin altında, kefensiz yatan erler!

Ali Ulvi KURUCU

 

 

İSTİKLÂL MARŞI İÇİN

Seni okuyan coşar, dinleyen duygulanır,

Güvenlice söyleyen yürekten onurlanır.

Her dize bir destandır, Akif'çe yaratılmış,

Her dörtlükte bir 'kavram, İnançla anlatılmış!

 

Bayrağımı çekerken göklere coşkuluca,

Bir ağızdan söyleriz, isteyerek topluca.

İşgallere uğramış 'bu ulusun ıkalemi,

Savaşan bir yürekle anlattı milletini.

 

Milletin özgürlüğü dize dize işlendi,

Akif'in kaleminden kahramanluk dillendi.

Batının zırhlarına açtı yiğit bağrını,

Cennete benzeterek, anlattı vatanım!

 

Akif (ki dizelerde 'kurtuluşu yaşattı,

İnançla seslenişle, yeni bir marş yarattı.

Yalvardı bayrağına "dalgalan" ve "coş" diye.

Bu millî marşımızı etti bize hediye

 

Bu yalnız bir marş değil, kurtuluşun destanı,

Ezgi ve şiirinden marşını iyi tanı!

Vatandaşa güç veren yüksek moral kaynağı,

 Söylendikçe coşmakta göklerde Türk Bayrağı.

 

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ

Çekilen tetiklerden, kaynayan hedeflerden,

Bir marş yarattı Akif, o yiğit yüreğinden

Bağımsızlık türküsü, kurtuluşun destanı,

Bu ne yüce deyiştir, söyle yaşat atanı.

 

Kurtuluş günlerine şairce bir bakıştır.

Toplumun yüreğinden inançla haykırıştır.

Coşkulu söyleyelim, inlesin dağlar taşlar!

Marşımızı söylerken, yücelir tüm yurttaşlar.

 

Kötü talihimizin tersine döndüğünde,

Saldıran bileklerin güçle büküldüğünde,

İstiklâl Marşı doğdu, sonra da bestelendi,

Milletçe bir ağızdan coşkuluca söylendi.

 

Yeniden dirilişin ve yeniden doğuşun, .

Şahlanan destanıdır o milli 'kurtuluşun.

Damarımızdaki 'kan, bileğimizdeki güç,

Bu ulusal sesleniş, bu ulusal bir övünç!

 

Cesur ulusumuzun gönlüne doğdu bu marş,

Bu bizim marşımızdır, söyle, haykır arkadaş!

Bizlere güç vermekte birlikte söylendikçe,

Yüreklice söyleriz, haykırırız erkekçe!

 

BİR BAYRAK RÜZGAR BEKLİYOR

 

Şehitler tepesi boş değil,

Biri var bekliyor.

Ve bir göğüs, nefes almak için;

Rüzğar bekliyor.

 

Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;

Yattığı toprak belli,

Tuttuğu bayrak belli,

Kim demiş meçhul asker diye?

 

Destanını yapmış,kasideye kanmış.

Bir el ki;ahretten uzanmış,

Edeple gelip birer birer öpsün diye faniler!

 

Öpelim temizse dudaklarımız,

Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız.

Rüzğarını kesmesin gövdeler

Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar,kasideler.

 

Geri gitsin alkışlar geri,

Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri!

Ona oğullardan,analardan dilekler yeter,

Yazın sarı,kışın beyaz çiçekler yeter!

 

Söyledi söyleyenler demin,

Gel süngülü yiğit alkışlasınlar

Şimdi sen söyle söz senin.

Şehitler tepesi boş değil,

 

Toprağını kahramanlar bekliyor!

Ve bir bayrak dalgalanmak için

Rüzğar bekliyor!

Destanı öksüz ,sükutu derin meçhul askerin.

 

Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye

Yattığı toprak belli,

Tuttuğu bayrak belli,

Kim demiş meçhul asker diye?...

 

Arif Nihat Asya

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

   





Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Üye Giriş Formu

Şu anda 252 ziyaretçi çevrimiçi